Edebiyat'ın “insani” bir eylam alanı olduğunu biliyoruz.İnsanın mazhar olduğu hakikatten dolayı “şerefli” olduğunu biliyoruz.
Kelimelerin insana vergi ber bağış olduğunu biliyoruz.
Kelimelerin ve dilin iffetinin olduğunu ve korunması gerektiğini biliyoruz. Edebiyat uğraşımız da bu bağlamda anlam kazanıyor.
Yeryüzünde “ifsad” insanı bozup çürütme peşinde; edebiyatı, dili, ekmeği, zamanı, mekanı, emeği, dini, bilimi, müziği, mimariyi ve hasılı her şeyi.
İnsanı koruyan “had” kırılmaya çalışılıyor. Haddini bilmemek handikapına düşürmek için insanı “had bildirmek” le tehdit ediyoruz.
Şöhret şehvetinin kurbanı eli kalem tutan birileri de şiiri kurban olarak seçiyor ve kirletiyorlar. Genel “ifsad”ın bir parçası da bu.
“İnsalcıl bir dikkafalılıkla” karşısında durmalıyız bu “ifsad”ın.
Becerebildiğince buna çabalıyor Bir nokta.
Esenlikler…
M.S.
Mayıs 2009 - 88. sayı yazıları