Edebiyatı durgun, burgun, anlamsız ve saçma düzlemlere çekme ve böylelikle de uyuşturucu, dikkat dağıtıcı, somut olgu ve olayların uzağına kaçırıcı anlayışlara uzağız. İnsanın tüm yapıp etmelerinden sorumlu olduğu ve sorulacağı gerçeğine uygun davranma, yazma uğraşındayız. Kalemden çıkan sözün, ağızdan çıkan sözden daha da önemli ve sorumluluğunun büyük olduğunu biliyor, bu bilincimizi büyütmeye çalışıyoruz. “Keder ve hüznün” asal bir renk olarak gelip oturduğu ve bir daha da kalkmadığı bu zaman diliminde iyi sözcüklerle bu renklere sıcaklık katmaya uğraşıyoruz. Gerçeğe çıplak gözle bakacak kadar cesur, başka gerçeklik alanlarını da keşfederek bir umut ve muştu ışığı görebilme çabamız mütemadiyen sürüyor. Varoluşu “mutlak”ın esinlediği açıdan anlamdırmanın keyfini sürmenin güzelliği ve erinci bu.
Sanatsal uğraş insan gerçeğine yakın ve Yaradana aşina bir kulvarda seyreder, seyredebilirse eğer, görebileceğimiz kasılmış ve “çarpılmış” hayat tablosunda “mutluluğun resmi”ni. Herkes enikonu nice yalancı aynalara takılıp kalsa da gelip duracak sonunda “hakikatin” huzurunda.
Esenlikle.
M.S.
Ekim 2008 - 81. sayı yazıları