Beylerbeyi'ne Doğru Üç Kuş
1.
Bir keresinde Nurettin Durman
Beylerbeyi'ne yürüyordu Üsküdar'dan;
Bir yanıyla kâtip, bir yanıyla çelebi
Olarak yürüyordu, almış da sol yanına o güzelim boğazı.
Yürüyordu gayet mağrur ve ipince
Yürüyordu başında üç kuş ve binlerce şiirle
Kuşlardan birincisi Kudüs; hep kan ve matem!
Kuşlardan ikincisi İstanbul; bir rüyâ ve ihtişam!
Ve üçüncüsü ise annesinin
Kuş hâlindeki ruhuydu: işte şiir! Ve çerçeve tamam!
2.
Cuma günlerini kendine ayırır: çalışmaz, İstanbul'a çıkar,
Sonsuz uzaktır bencillikten; mü'minlere gider, çocuklara ve dostlarına.
Bütün işi sözcüklerledir; bir nehir gibi yıllardır akan
Öyledir: yokuşlarda durup da sanki hep bize doğru 'savrulan'
Bazen dostları gelir: Hüseyin Akın, Mustafa Oğuz, Sıddık Ertaş..
Cuma kardeşliği için, biraz düş kurup sonra giderler çiçeklerle
Biz buna ey deriz, biz buna yürümek, biz buna göğe doğru!
Şiirin kuşları işte böyle kanatlanır, ansızın Beylerbeyi'ne doğru…