Anasayfa Künye Yazarlar Arşiv Yorumlar Dağıtım Yerleri
76 Mayıs 2008
bukalp seni unuturmu anjo muro
Hayat bir noktadan başlar Emine Koylu
Bu Arkadaş ÇOK Güzel Yazıyor
Alev Dülger
onur özbekrem süleyman unutmaz
söz şifadır çağatay uluer
İnsan, sözünde saklı-3 Fatma Feyza Şencanlar
Edebiyata Neden Yer Yok?
Medyadaki çeşitlenme ve internetin bir cazibe merkezi olarak ortaya çıkışı, birçok şeyi olduğu gibi okur-yazarlığı da derinden etkiledi. Edebiyat ortadan kalkmadı belki ama büyük bir dönüşüm geçirdi. Edebi ürünleri oldubittiye getirerek dolaşıma sokan araçların tabiatı gereği popüler olan öne çıktı. Kısa zamanda yayıncılık sektörü de durumdan etkilendi. Ticari dolaşımda şansı bulunan, kitlesel ilgiye mazhar olan, ama bunu ortalamaya hitap etmek pahasına gerçekleştiren ürünler zamanla edebiyatın kendisi sayıldı. Edebi bir tavır ve ısrarla işleyen kalemlerse geneli dikkate almamanın bedelini ilgisizlikle ödediler. İnternet üzerinde yüzlerce şiir sitesi oluştu, Türk şiirinin ustalarının bütün şiirlerine bir 'tık'la ulaşmak mümkün hale geldi, ama o şiirler duygusal anlamda kendini "şarkı sözü"ne hazırlayan insanlar için aynı hızla sıkıcılaştı. Çünkü o 'tık'ların büyük kısmı ya eğlenceye ya da duygusal tatmine ayarlanmıştı.
Tabiatıyla medyayı ve kitapçı vitrinlerinin görünürlüğe sahip bütün rafları kısa zamanda kitlesel ilgiye ve tiraja ayarlı, neredeyse bu kriterlere göre kurgulanarak kaleme alınan ürünlerle, kitaplarla doldu. İşi eski usul götürmeye çalışanlar, edebiyatı popülarite ve tiraj kaygısından uzakta tutarak yazıp çizmeye devam edenler, artık birkaç küçük kabileye dönüşünceye kadar küçüldüler.
Bu kabilelerin hemen hepsinin bir dergisi var. Sınırları kabile sayısında takılıp kalan bir okunurluğa sahip dergiler bunlar. Bu sınırı çok fazla geçemiyorlar. Belki geçecekler, ama bir dert sahibi olduklarını, dertlerini kaleme aldıklarını, dergiye dönüştürdüklerini kimseye duyuramıyorlar.
Medya ve internet kıyasıya bir rekabet içinde... Hiçbirinin tiraj-reyting getirenin dışına çıkıp kahramanlığa kalkışacak hali yok. Kalkan olursa anında ilgi kaybına uğruyor, geride kalıyor. Edebiyatla doğrudan ilişkisi olup da hasbelkader medyadan ekmeğini çıkaranların bu gidişatı durdurmalarını beklemek abes... Bırakın bu durumu değiştirmeyi, durup düşünecek, oturup tartışacak vakti bile olmuyor onların. Düzen bu, sistem bu, işleyiş bu...
Ne olacak bu durumda?
Edebiyatı popülerlik kaygısından uzak, reyting-tiraj denklemlerinin dışında görüp düşünenler, bu işin artık çok kendi halinde gideceğini içlerine sindirecekler. Hayata ve insana dair büyük meseleleri olacak, ama asla büyük beklentileri olmayacak. İyi ihtimal olarak, ileride her şeyin bir kere daha değişeceğini ve geriye dönük okumalarla yazılanların yeniden gün ışığına çıkarılacağını düşünecekler. Kötü ihtimal olarak da, yazdıklarının, okuduklarının, düşündüklerinin esasen kendilerinde başlayıp kendilerinde biteceğini kabullenecekler.
Kötü ihtimal dedim ama, o kadar da kötü değil aslında!
Mürsel Sönmez
Sürgünce-34
H. Ziya Taşkent
Geldiği Gibi
Resul Tamgüç
Özgür Gemi

Aliye Akan
Haberi Var

Nurettin Durman
Soru İşaretleri
Adem Turan
Şâir Yolda

Sıddık Ertaş
Anasır
Müştehir Karakaya
Çılgınlık Saatleri
Yasin Şafak
Gelecek Yarınlarda

M. Davut Yücel
Tahtaya Şiir
İbrahim Yarış
Işık Hanım'a Göre
Ali Görkem Userin
Cehennem Meselleri*

Süleyman Çelik
Sa'y, Adın Aşk Olsun
Sâre Çermik
Kışbahar