Anasayfa Künye Yazarlar Arşiv Yorumlar Dağıtım Yerleri
76 Mayıs 2008
bukalp seni unuturmu anjo muro
Hayat bir noktadan başlar Emine Koylu
Bu Arkadaş ÇOK Güzel Yazıyor
Alev Dülger
onur özbekrem süleyman unutmaz
söz şifadır çağatay uluer
İnsan, sözünde saklı-3 Fatma Feyza Şencanlar
Varlığın Kokusunu Almak
Ne zaman ki kafile ayrıldı, öteden babaları “doğrusu dedi, ben cidden Yusuf'un kokusunu duyuyorum; eğer bana bunak demezseniz…
(Yusuf Suresi; 94. ayet)

Bizler Yakup peygamber değiliz elbet, ama duyarlılığımızı yitirmemişsek kendi Yusuf'umuzun kokusunu almamız işten bile değil. Hele kendi kuyumuza atılmak da nasip olmuşsa... O zaman anlatılmamış rüyaların dili de çözülür bir bir. Varlıktan sonraki yokluk da korkutamaz artık bizi. Kaldı ki varlığı da bölüşürüz biz; yokluğu da.
Olur ki bize bunak diyenler de çıkabilir. Şayet yalnızlığımızın kokusunu alabiliyorsak, henüz duyarlılıklarımızı kaybetmemişsek, modern dişlilerin arasında bir meta gibi yitmemişsek; alnımızda ilahi kokularla çıkacağız demektir.

Her babanın oğluna bıraktığı kokusu
Yıllar geçse aradan yine kendine döner.

Koku, Yusuf'un kokusu olacaksa her şeyden önce gömlek de Yusuf'un gömleği olmalıdır. Şayet bir yerinden yırtılacaksa mutlaka arkasından yırtılmalıdır. Çağın bize giydirdiği deli gömlekleriyle kendi kokusunu bile alamaz insan; alamıyor da…
Üzerimize sinmiş, yapışmış; öfke, kin, intikam, para, hırs vb. kokulardan; bizi kuşatmış olan yıkıcı kokulardan kurtarmalıyız önce kendimizi. Bunca hormonlu kokudan dolayı burunlarımız tıkanmış, nerdeyse işlevini tümüyle kaybetmiştir.
Var oluşumuzdaki asıl kokuyu, kendi insan kokumuzu hayatın yapışmış kokusundan alamıyorsak, bu kadar kendimize uzak düşmüşsek, Tanrısal bir yağmura kendimizi bırakıp bütün pis kokulardan arınamıyorsak, o büyük yakıcı ateşin sonsuz kokusunu duymaya başlamışız demektir.
Değerli bir dostumun dediği gibidir çünkü: “Allah'ın yağmuruna şemsiyeyle çıkılmaz.” Günahlarımızın kokusu, sevaplarımızın kokusunu bastırmasın diye… Günahlarımızın kokusu tövbe yağmurlarında yıkansın diye.
Çevremizi kuşatan bütün pis kokulardan kendimizi kurtarabildiğimiz ölçüde varlığımızın kokusunu duyabiliriz ancak. Bedenimize ruh üflendiği zaman insana anlam yükleyen, bütün nimetlerin insanın emrine verilmesini sağlayan kokuyu almalı / anlamalı önce insan.
“Ve yapraklı taneler ve (hoş kokulu) reyhan
hangi nimetine Rabb'inin demektesiniz yalan”
(Rahman Suresi, 12-13. ayetler)

O'nun nimetlerine şükran duyan İslam uygarlığının her ferdi, bilir bu nimetlerin kadrini. Ve barış içindedir evrenin kokusuyla; Naim cennetinin kokusunu duyar gibi. O saf kokuyu aldığında da farkına varır: ölümün kokusu ayrılmaz aslında yaşamın kokusundan.
Harflerin de kokusu var, aşkın da kokusu…
Aşk olsun duyabilene.
Mürsel Sönmez
Sürgünce-34
H. Ziya Taşkent
Geldiği Gibi
Resul Tamgüç
Özgür Gemi

Aliye Akan
Haberi Var

Nurettin Durman
Soru İşaretleri
Adem Turan
Şâir Yolda

Sıddık Ertaş
Anasır
Müştehir Karakaya
Çılgınlık Saatleri
Yasin Şafak
Gelecek Yarınlarda

M. Davut Yücel
Tahtaya Şiir
İbrahim Yarış
Işık Hanım'a Göre
Ali Görkem Userin
Cehennem Meselleri*

Süleyman Çelik
Sa'y, Adın Aşk Olsun
Sâre Çermik
Kışbahar