Anasayfa Künye Yazarlar Arşiv Yorumlar Dağıtım Yerleri
76 Mayıs 2008
bukalp seni unuturmu anjo muro
Hayat bir noktadan başlar Emine Koylu
Bu Arkadaş ÇOK Güzel Yazıyor
Alev Dülger
onur özbekrem süleyman unutmaz
söz şifadır çağatay uluer
İnsan, sözünde saklı-3 Fatma Feyza Şencanlar
Terk-i Diyar
Çok çok yıllar öncesiydi. Güneşli bir gün. Vakit sabahtan çıkıp öğleye yaklaşıyordu.
Kaşlarında Karadeniz'in az tuzlu suyunun izleri, damağında gürül gürül Beykoz kaynak suyunun kana kana içmişliğinin keyfi. Bıçkın bir ceketin sıradan ve pahada hafif olması her şeyden önemlidir. Öylece de arabesk ve ham bir dindarlığı işaret edercesine, parlayan güneş altında gri kumaşı inadına sırıtıyor.
Kayık gibi bükülmüş incelmiş ayakkabı ile oynanan futbol yok mu? Sabah namazına müteakip de top mu tepilir? Yağmur yağar, güller açar, güneş parlar, bahar çıkar yaz gelir ve hep bir yerde top oynar çocuklar.
Tepilen topun neşesi üzerlerinde 3 bitirim cumhuriyet kaçkını, beklemeli oldukları tarih dersini verip mezun da olmuşlar elhasıl. Hep tarihten mi beklenilir abiler?
Cunhuriyet dersinden sıfır.
Tarih-i Osmani deseniz kafa göz ; sallapati.
Avrupaya açılan seçilmiş eğitim zindanına son bir selam ve elveda babında kapıya dayanır gibi, öylece zararsız 3'ler.
İsyan ve kahır dolu günler.
Günler günleri aylar ayları mevsimler mevsimleri kovalamış.
Gel zaman git zaman.
Bu da geçer yahu.
Gam da geçer dem de geçer.
Derdest olur kainat bu kızılca kıyamet de geçer işte.
Ya sabır ya selam son bir gayretkeşlikle dayandılar kapıya. Demir kapı zaten ardına kadar açık, içersi adeta yıkılıyor. Güneş betonu parlatıyor, beton deniztuzlu çapakları yakıyor.
Cumhuriyet dersinden sonra, Avrupa bandosu ve gökte yükselen flamalar, apoletin ve armanın eksik olmadığı her bir resim ve her bir fotoğraf. Bu yaz başının en sivil süsü fırfırlı etek ve handiyse balerinvari cart pantolon.
3. sınıf hafif müzik çalan Avroesk bandonun sustuğu anlarda mikrofunu eline alan kart söylem. Devlete kızmayın, yokluktan buldu onun gibisini.Vursan kırılacak ama bu mizansenin dağıtsan ne ala dağıtmasan ne ?
“… Yatakhaneden kaçmalar, sınav çalmalar, kurgunun ve soytarılığın diz boyu olduğu sözde eylemin küflü pası. Lümpen ilericilik, ciddiyetten ala ceberutluk, batasıca soylu riyakarlık…”
3 nokta yan yana kör göze parmak. Bundan böyle 3 nokta ile başlayıp 3 noktayla bitecek tüm ara pasajlar.
3 yüzün 2'sinde sabah Karadeniz kıyısından vurulan suyun tuzu var ama bu tuza biraz da biber gelir' elbet. Tuzu biberi olsun, oldukça tam olsun: oh azar da yedik, vay bela da aldık; amman yarasınla devam o zaman.
Hayat olduğu gibi bayram zaten, yalandan sevmeler sevimlilikler hep yalan deyiverdi 3'lerin cengaveri .Yanı sıra dinleyen arkadaşıysa 3.lerini kaybetmenin şaşkınlığıyla yakın çevreyi tarıyor. Uzaklardan kopup gelen bir cinsi latif. Kimselere ne selam ne sabah.
Biri şaşkın kalakalıyor öbürü terk ettiği cumhuriyetle ve tercih ettiği yarınlarla bu hayatta bundan sonra başına geleceği görüyor. Hava ağırlaşıyor ama bir anlık, sadece o kadar.
Kantolar, marşlar, memleketimler söyleniyor ve ısrarla çoşku pompalayan bir mikrofon elinde cırtlak sesiyle bir eski spiker. Her yerde ve her zaman da, herkes sadece yapabileceğini yapıyor, yaptığını yapıyor, yapacağını yapacak ol zaman.
Mürsel Sönmez
Sürgünce-34
H. Ziya Taşkent
Geldiği Gibi
Resul Tamgüç
Özgür Gemi

Aliye Akan
Haberi Var

Nurettin Durman
Soru İşaretleri
Adem Turan
Şâir Yolda

Sıddık Ertaş
Anasır
Müştehir Karakaya
Çılgınlık Saatleri
Yasin Şafak
Gelecek Yarınlarda

M. Davut Yücel
Tahtaya Şiir
İbrahim Yarış
Işık Hanım'a Göre
Ali Görkem Userin
Cehennem Meselleri*

Süleyman Çelik
Sa'y, Adın Aşk Olsun
Sâre Çermik
Kışbahar