Labirent-2
Karşımda duruyorsun. Gözlerinde içindeki yankının nemi…
Seslerin kopup bıraktığı boşlukta, yürek sıcağında uykular.
Uyuyan şarkılar söylüyoruz hep birden.
Nergisle lale, şebnemle nilüfer, tebessümle gül...
Kuşlara katılıyor mavinin ağıtı.
Uzaklarda bir napalm düşüyor orta yerine şehrin.
Ah! Bu labirentin duvarları zulümden!
Büyüyor çığlık.
Artık, dizleri...
Ve elleri...
Ve soludukça kabarıp inen, kabarıp inen ve bir daha kabaramayan minik göğüsleri acıyor çocukların...
Ah! Bu labirentin duvarları zulümden!
Çelik gri bulutlardan
Dirimden ve ölümden kopup
Kızıl şafaklardan ilmek ilmek in göğsümüze.
Gel artık ey yağmur...