Gelen
Biraz daha büyüt ölümüne yaşamayı
Dükkanın firdevsi' den kalma ve kana sığmayan hücre
Kıtaların getirdiği nağme aşağı akan sular çıkmadan karaya
Bir ahengi yorarsınız bilirim
Demirden gök nasılsa öyle ahengi ararsınız
Suyun ve ateşin rengini toprağı kabaran insanı
Yalayıp geçen bir kılçığı gök gürültülerinde
En kötümser kayalıktan uçan düşünceyi
Alır da terkisine giderse - ki bir gün gider-
Korkmayın bilirim iki kıta arasında salınan bilmeceyi
Gücü yettiği kadar dedim demedim mi
Kinimi başlatan caddeyi başa kadar olan
Köprü yok geçmeye ne de kıldan bir köprü
Karşıya bir varabilsem seni de alacağım senden
Kendimden kurtarabilsem bütün/ünü ve her şeyi
Önce yemyeşil bir ayete kesildim
İğne iplik yorgan dikerken zil sesi gibi gelen ezan
Sana sokak boyu akarken ille de tek yön
Eflatundan dönen tek vadi
Gazali kemikten iliğe döşerdi bunu
- yemyeşil –