Anasayfa Künye Yazarlar Arşiv Yorumlar Dağıtım Yerleri
96 Ocak 2010
bukalp seni unuturmu anjo muro
Hayat bir noktadan başlar Emine Koylu
Bu Arkadaş ÇOK Güzel Yazıyor
Alev Dülger
onur özbekrem süleyman unutmaz
söz şifadır çağatay uluer
İnsan, sözünde saklı-3 Fatma Feyza Şencanlar
Adapazarı Dörtlüsü

Bayram 1


Yaslamış başını trenin camına uyumaya çalışıyor. Yılda iki kez en erken kalktığı sabahlar bayram sabahlarıdır. Bayram namazını müteakip bu sefer uyu/uyan faslı gözünde daha da büyüdüğünden direkt yola koyulmuştu. Şimdi gacır gucur seslerle İstanbul'a doğru yol alan ekspreste yorgunluğunu atmaya çalışıyor ama nafile. Gözünü kapıyor açıyor belli ki uyku tutmayacak. Uzaklara ufka doğru bakakalıyor. Sol kolda uzanan dağlara sis pus çökmüştür. Hayatının üstüne çöken sis pussa ağır aksak dağılıyor neyse ki, okulundan mezun olmuştur. Okul macerası nerdeyse bir 10 sene sürmüştü. Gurbet elde okumanın yükü ilk iki seneden sonra omzundan kalkıvermişti. Nerdeyse oralı; Adapazarlı olmuştu. Buna sebep kader birliği ettiği şehir ahalisinden bir gençlik takımıydı. Bu takımla şehrin tribünlerini kahvelerini ne şenlendirirlerdi ne. Takım bu sene devreye tepetaklak başlamıştı. Bir küme daha mı düşecek derken şu aralar biraz toparlanıyor: Ardı ardına galibiyetleri ve puanları düşününce İzmit'in içinden keyifle geçiyordu.


 


Bayram 2


Sıkıntıyla çarşıyı arşınlıyor. Vakit ikindiye geliyordu. Bayram günü çarşı yeni yeni şenleniyordu. Telefonuna baktı arayan eden var mı diye. Birkaç cevapsız çağrıya cevap verecek ne takati vardı ne de telefonda kontörü. Gene ararlar nasıl olsa diye içinden geçirdi. Bayramın ikinci günü hava hafiften hafife açıyordu. Açık olan bir tanesi vardır belki diyerek çay ocakları mıntıkasına doğru yol aldı. Nafile! Hepsi kapalıydı. Yavaş yavaş çarşı merkezine doğru geri koyuldu. Adımları iki ileri bir geri vakit geçirmeye ayarlıydı. Hayat da ne zamandır hep öyle değil miydi? İçinde acilci bir telaş olsa da çoktandır iki ileri bir geri ritmine razı olmak zorundaydı. Yolda yürürken rastladığı arkadaşıyla daha bayramlaşamadan telaşe verici bir haber aldı: Çok sevdiği bir arkadaşı hastaneye kaldırılmış. Telaşla merakla bakkala telefona yöneldi. Arama üstüne aramaya gerek kalmadan ilk görüştüğünden ferahlatıcı haberi alıverdi: Başta acilmiş, şimdi iyiymiş.


Bayram 3


Bayram protokollerine girdiği bayağı bir zaman olmuştu: Nerdeyse 5-6 sene kadar. İlkin haberin peşinde bir gazeteci olarak sonrasında siyasetin içinde bilfiil yer alarak Adapazarı bayramlaşmalarının aranan ismi olmuştu. Kendisini persona non grata ilan eden de yoktu. Herkese eyvallah dediği de yoktu ama fikrini tartışırken, eleştirirken belli bir çıtayı hep koruduğundan zıtlaştıklarıyla dahi karşılaşsa gerilmez, hele hiç beri durmazdı. Eleştirinin dizginsizini, yüklenmenin alasını ise geceden sabaha en yakın arkadaşlarıyla beraber yaparlardı. O hakkı, o hukuku karşılıklı olarak hasıl etmişler. Onca senenin tasası, neşesi umudu, hayalkırıklığı üst üste eklenince ortaklığının hası ortaya çıkıyor:


Elbette arkadaş arkadaşı eleştirir, arkadaş arkadaşı yorar, arkadaş arkadaşı silkeler. İnsan değil arkadaşların aynasında, yoldan geçen bir insanın aynasında dahi kendini görebilirdi. Tabii ki o ve arkadaşları o kadar arif değillerdi. O kadarını bekleyecek bir yaşta başta da değillerdi. Hala, insanın arkadaş aynasıyla da pekala yetinebileceği dönemlerin sona yakın virajlarındaydılar.


 


Bayram 4


Eskiden gazetenin içini kesif bir duman kaplardı. Yıllar yılı şehrin tüm yerel gazetelerin alameti farikası bu olagelirdi. 2009 sigara yasağı en çok buraların iklimini değiştirdi. Artık tiryakiler için istikamet ya balkon ya çatı. Marş marş dedi içinden kendine. Tepeden yolu da seyredebilmek için çatıya doğru yöneldi. Düzlük şehre çok çok uzaklardan o da tek cepheden bakan dağlarda kar yoktu. Havalar mevsime göre ılıman gidiyordu. Yola bakarak tellendirmeye koyuldu. Akşama sayfaları yetiştirmesi lazımdı. Bayram haberleri ile doldurduğu sayfaları düşündükçe rahatlayıverdi. Kolaydı bayram sonunda sayfa yetiştirmek:


Cemiyet, cemaat, bayram seyran haberleri. Hızlı hızlı içiverdi sigarasını, kalan birkaç sütunu da dolduruverip kendini çarşıya atıverme düşüncesi galebe çalmıştı.


Mürsel Sönmez
Sürgünce-34
H. Ziya Taşkent
Geldiği Gibi
Resul Tamgüç
Özgür Gemi

Aliye Akan
Haberi Var

Nurettin Durman
Soru İşaretleri
Adem Turan
Şâir Yolda

Sıddık Ertaş
Anasır
Müştehir Karakaya
Çılgınlık Saatleri
Yasin Şafak
Gelecek Yarınlarda

M. Davut Yücel
Tahtaya Şiir
İbrahim Yarış
Işık Hanım'a Göre
Ali Görkem Userin
Cehennem Meselleri*

Süleyman Çelik
Sa'y, Adın Aşk Olsun
Sâre Çermik
Kışbahar