| bukalp seni unuturmu anjo muro |
| Hayat bir noktadan başlar Emine Koylu |
| Bu Arkadaş ÇOK Güzel Yazıyor |
| Alev Dülger |
| onur özbekrem süleyman unutmaz |
| söz şifadır çağatay uluer |
| İnsan, sözünde saklı-3 Fatma Feyza Şencanlar |
Sarı Sarman’lı Toplantı
Eyvah diyoruz, sonbahar da gidiyor. Sonbahar zaten kasvetin dik alası değil mi? Evet öyle. Sonbahar da gidiyorsa artık gelecek kara tabloyu var sen hesap et. Öyle değil mi? Değil. Çünkü batan her güneş yeni bir gün doğumunun habercisidir. Gün batarken ortaya çıkan kasvetin ağırlığı gebelikten kaynaklanıyor.
Sıddık şaşırdın değil mi? Kasvet deyince çok veciz mersiyeler düzeceğimi bekliyordun. Ama olmadı...
Sevgili Okurlar, dergimizin son toplantısı son derece güzel ve olumlu bir atmosferde yapıldı. Bir Noka ekibi tam kadro hazır ve nazırdı. İlk sözü kimin aldığını hatırlamıyorum, çünkü toplantının küçük sarı bir konuğu vardı; Sarı bir sarman…
İnsanlarla hemhal olmaya çalışan onlardan sevgi ve şefkat talebi üst düzeyde olan bu kedi açıkçası biraz da şımarıktı. Mübalağa etmiyorum, bulunduğumuz ortamdaki kimi insanların omuzlarına çıkacak kadar işi ileri götürdü. Edebiyat aynı zamanda edepli olmaktan gelir değil mi ki ya! Biz de bu edep sınırlarını ihlal eden sarı sarmanı kovmaların en güzeli ile kovduk. Bizden hayli ıraktı. Toplantının sonlarına doğru masanın altına girip birkaç kişiye sürtünse de istediği teşrifatı göremedi. Haliyle yan masalara sarkmak zorunda kaldı. Üzülerek söylemeliyim ki, sarı sarman ne bir şaire ne de hikayeciye ilham verdi? Ancak Resul Tamgüç'ten biraz şüpheleniyorum. Kedinin gerekli ilgiyi görmediğini düşünerek “insan sarı sarmanı niçin kovar” mealinde bir şiir yazabilir.
Sıdık Ertaş ise adını nicedir anmadığım sevgili dost! Kediyle ilgili en ufak bir lakırdı etmedin. Oysaki senin yüzündeki özgün çizgiler bu kediyi görünce nasıl da değişiverirdi. Aliye Akan kardeşimiz ise kediye mesafeliydi. Aslında onu kucağına alarak sevgisini karşılıksız bırakmazdı. Fakat toplantı ciddiyeti ciddi hasar alabilir düşüncesinden olsa gerek sarı sarmanı kovanlara kalbinden buğz ederek süreci atlatmayı yeğledi. Alparslan Durmuş'a gelincee… Kendi gündeminden farklı bir sorunu var. Belleğini bir arama motoru gibi kullanmaya başladı. Kedi diyorsun, kedi türlerini, Frankfurt diyorsun turistik yerlerini sayıyor. Ne olur, arama motorlarının karşısında fazla vakit geçirme.Sonra sanal bir rüzigar seni alır savurur.