Anasayfa Künye Yazarlar Arşiv Yorumlar Dağıtım Yerleri
92 Eylül 2009
bukalp seni unuturmu anjo muro
Hayat bir noktadan başlar Emine Koylu
Bu Arkadaş ÇOK Güzel Yazıyor
Alev Dülger
onur özbekrem süleyman unutmaz
söz şifadır çağatay uluer
İnsan, sözünde saklı-3 Fatma Feyza Şencanlar
İnsan, Sözünde Saklı-1
“Aslından uzak düşen kişi, yine vuslat zamanını arar.” *
Vuslat zamanını arar, çünkü vuslat, asla dönüş vaktidir aynı zamanda.
Asl'ın ne olduğunu ise, hasretle dağlanan yüreğiniz yandıkça anlarsınız.
Evrenin derinliklerine doğru yolculuğa çıkmaya mahkum astronotun, gerçekle yüzyüze geldiğinde, hafakanlarına kapı aralayan soru sürekli sizin de peşinizdedir:
“Bu ıssız, uzak yerlere beni kim fırlattı?”
Issızlığı da, uzaklığı da getiren, onsuzluktur aslında.
Ve kabul edelim ki, sevgiliyle mülaki olma ihtimali, bu gurbetteki tek dayanağınızdır.
Öyle ki, bir zaman gelecektir, siz ihtimallerden bir mutlaklık çıkartacaksınızdır.
Kesinliği sağlayanın, kesin bir iman olduğunu, en çok uzaklarda anlayacaksınızdır.
Vuslatın, bir an bile şüpheye düşmeyen bir mümini olarak, onu en çok hak eden siz olacaksınızdır, bu yüzden.

“Benim esrarım feryadımdan uzak değildir.”
İçinizi kemiren her neyse, bilinmelidir ki, dışınıza yansıyan bir iz taşır.
Onun gözlerinden taşan her gülücüğün, kalbinin esas sahibini tarif etmesi gibidir bu.
Mahcup ve titrek bir ifadeyse ondan yansıyan, aşikardır ki, mütereddit bir sevginin ağırlığı vardır yüreğinde.
Sükûtun engin sularına kulaç vurmuşsa ve dilinden dökülen her şey bir sessizlik gibi geliyorsa insanlara, o zaman çok açıktır her şey:
Söylenecek her şey söylenmiş, ilan edilecek her şey ilan edilmiştir bu gökkubbenin altında. Mavi gökyüzüne asude bir rahatlık taşıyan beyaz bulutlar bilir bunu.
Onlar bilmese bile, serin şimal rüzgarları bilir bunu.
Onlar da bilmese, o bilir mutlaka.
Bilir, çünkü aşkın tutsağı olmuş kalp, bildiği bütün lisanlarla anlatır sevgilisine olan yanışını ve hasretini.
Sır diye bir şey yoktur.
Yeter ki aşkın lisanını bilen yürekler olsun.

“Bizim gamımızdan günler, vakitsiz hale geldi.”
Gam gelir, başköşeye oturur.
Büyük bir konukseverlikle misafir edersiniz onu.
İnanırsınız ki, o da bir Tanrı misafiridir.
Tam da layık olduğu şekilde ağırlanmalı ve bu misafirliğin hakkı verilmelidir.
Evet, gam gelir, başköşeye kurulur ve sizin yüreğiniz burulur, nutkunuz tutulur, boğazınız düğümlenir.
En çok gamın misafirliği yorar sizi.
Çünkü o günlerde, zaman durur, an sürekli hale gelir, vakit vakitsizlik olur.
Dudaklarınız kurur, gözyaşlarınız sel olur.
Zor iştir:
Gamı alıp, yüreğinizin imbiğinde damıtıp, içinden büyük bir sabır çıkarmak.
Zor iştir, bilirsiniz:
Gamın size emanet ettiği sırrı, sıkı sıkıya tutup, damağınıza yapıştırdığınız dilinizi kıpırdatmadan, dipsiz bir kuyuya doğru, gerçek yolculuğuna uğurlamak…

“Dildeşinden ayrı düşen, yüz türlü nağmesi olsa bile dilsizdir.”
Dilsiz olmayı dilediğimiz vakitler vardır.
Büyük bir arzuyla dileriz o zamanlarda:
Keşke hiç kimsenin dili olmasa.
İki dudağın arasından sözcükler süzülmese.
Konuşma mecburiyetinin ağırlığı bizi çökertmese olduğumuz yere.
Sözcüklerin her biri bir ok olup saplanmasa en hassas yerimize.
Bu vakitlerde bize öyle gelir ki, dilsiz olursak eğer, yaşamaya daha çok tahammül edebiliriz.
Yaşamanın zorluğunu, dilsizliğin ferahlatıcı taraflarıyla hafifletebiliriz.
Öyle gelir bize.
Çünkü biz, konuşmanın israf olduğuna, beyhude ve saçma bir eylem olduğuna inanırız artık.
Konuşmanın haram olduğu bir hal, çevrelemiştir bizi.
Dilimizin en güzel sözcükleri dillendirip ileteceği dildeşimiz yoktur yanımızda.
Ayrılık, bizi duyamayacağı kadar uzaklara sürüklemiştir onu.
Bu sebepten terennüm ettiğimiz her nağme, anlamını yitirmiştir.
Bu ayrılık bize, çok acı bir şekilde öğretmiştir ki, ancak dildeşi olanın dili şendir.

* Hz. Mevlânâ'nın Mesnevi'de dile getirdiği mısraların çağrıştırdıklarıdır.
Mürsel Sönmez
Sürgünce-34
H. Ziya Taşkent
Geldiği Gibi
Resul Tamgüç
Özgür Gemi

Aliye Akan
Haberi Var

Nurettin Durman
Soru İşaretleri
Adem Turan
Şâir Yolda

Sıddık Ertaş
Anasır
Müştehir Karakaya
Çılgınlık Saatleri
Yasin Şafak
Gelecek Yarınlarda

M. Davut Yücel
Tahtaya Şiir
İbrahim Yarış
Işık Hanım'a Göre
Ali Görkem Userin
Cehennem Meselleri*

Süleyman Çelik
Sa'y, Adın Aşk Olsun
Sâre Çermik
Kışbahar