İyiki Varsın
Aklımı yitirirdim
olmasaydın sen
bu uçsuz bucaksız bozkırda ben
baştan söyleyeyim
karanlık gecelerde, kabus sokaklarında kentin
anlaşılması zor bir hayatı hecelerken
senden yansıyan bir zerre varsa üzerimde
ki öyledir
tut beni her yaklaştığımda sana
uzaklaştım sandığımda
her yakarışımda,
söz verdiğin gibi.
İyi ki varsın
dizlerimin üzerinde geldiğimde
alnım bir vadiyi kaplar gibi açıldığında yere
sağımda ve solumda kimler var öğrendiğimde
önümde ve ardımda kimler var bildiğimde
ellerim uzandığında,
boynum nazlandığında bükülüp
günde beş kez yalın bir yürüyüşle
tan ağarmasından geceye bir yürüyüşle
sana doğru
senden
ve senden olandan.
Bildir işaretlerini
ben kulum
evindeyim, önündeyim, huzurundayım, göklerdeyim
kimi zaman arsız, anlayışsız
isteyen hep, rızkımı genişlet diyen
gam alan, gam satan
keskin bir kılınç gibi parlayan
an be an zamanı suretinde yaşayan
kimi zaman kaşlarının altında derviş
bakışlarıyla sırları çözen
aşkı en güzel yerinde taşıyan.
Sen yerlerin ve göklerin Rabbi
esirgeyen ve bağışlayan
Hayy ve Kayyum olan
düştüğümde kaldıran
ve tek kaldıracak olan.
Nazım sanadır Rabbim
niyazım yalnız sana
uslanmaz bir çocuksa her kul
büyüdükçe daha çok çocuk olan
oradan sesleniyorum
çocuk gözlerinin makamından.
Sevdim ve inandım, evet
karışık işlerden hiç anlamam
af diliyorum yalnızca.