| bukalp seni unuturmu anjo muro |
| Hayat bir noktadan başlar Emine Koylu |
| Bu Arkadaş ÇOK Güzel Yazıyor |
| Alev Dülger |
| onur özbekrem süleyman unutmaz |
| söz şifadır çağatay uluer |
| İnsan, sözünde saklı-3 Fatma Feyza Şencanlar |
Göçen arkadaşımıza, Faruk Yücel’e
I.
2003 yılında bir Iraka destek kampanyasında Irak Yakın deniyordu. Bir fikir bir toprak bir dostluk bir ülke bir şehir bir arkadaşlık bir hatıra da aynen öyle değil mi? Tutup yakın kılmak istendiğinde ırak yakınlaşabilir. Olabildiğince…
II.
Yıllar yıllar öncesinde denebilir mi? Yıllar yıllar öncesinde, hayır.
Aslında hepitopu 5-6 sene öncesi. Ama kısacık ömürlerimizden mi bahis tuttuğumuz için 5 seneye yıllar yıllar önce diyorduk? Hayır, maalesef 4-5 seneyi çok çok zaman önce kabiline atan bizim - benim senin onun- kaçış hazırlığımız?
Neyden kaçabiliriz ki?
Sevmekten mi?
Sevilmekten mi?
Yorulmaktan mı?
Dertlenmekten mi?
Sorumluluktan mı?
Hastalıktan mı?
Çoşkudan mı?
Tahammülden mi?
Arkadaşlıktan mı?
Eleştirmekten mi?
Eleştirilmekten mi?
Sabırdan mı?
Tevekkülden mi?
Pişmanlıktan mı?
Kınanmaktan mı?
Sorgulamaktan mı?
Evet maalesef hayat hızla akıyor bu hız kesinlikle gayrişahsi bir şey değil. Soyut hiç değil. İçinde insan sorumluluğunun olmaması mümkün değil.
Bu hız -ne yazık ki- kaçış hızının kabul edilebilir çıtasının her an yükseliyor oluşundan.
Oysa sadece bir an geri dönüp bakıldığında 4-5 seneyi buyur etmek ne kadar da kolaydır. Bir an tekmili birden fikir ve hissiyatla kendine gelince insan ne kadar da kolaydır.
III.
Kaçış hızını yükselten değil daha aşağılarda tutmaya çalışan biridir Faruk Yücel ve o emsal Kartallılar.
Yeni edebiyat klişesi: Aman 2-3 sefer çay içmişizdir sadece
Yeni siyaset klişesi: Çok çok zaman önceydi ama
Yeni medeniyet klişesi: Çok çok zaman önceydi ama. Aman 2-3 sefer çay içmişizdir sadece.
Ömer Faruk'un ve arkadaşlarının yeni klişelerle başı ne kadar hoştu?
Kendi namıma konuşabilirim ki şahitlik anında bundan fazlasına cüret edemem, blok zincirleme bir hukuku olduğunca ve ötelemesiz yaşatırlardı.